Yavru Vatan Kıbrıs’ta Haftasonu Tatili

Aylardan Haziran, günlerden Cumartesi. Kıbrıs yolculuğumuz için sabahın köründe yollara düşmüşüz yine. Haftasonu kaçamakları benim gizli silahlarımdan biri! Cuma akşam ya da Cumartesi sabahtan gidilip Pazar akşam dönülen haftasonu seyahatleri İstanbul’dan sıkılan ben için tam bir can simidi. Neyse konuya geri dönelim, Kıbrıs burnumuzun ucunda olmasına rağmen yıllardır gitmeyi düşünmediğim yerlerden biriydi. Sevdiğim arkadaşlarımdan biri orada iş için bir süre yaşayıp ısrarla davet edince, biz de ucuz uçak bileti bulunca gidelim hem arkadaşımızı görelim hem de yavru vatanı görelim dedik.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Kıbrıs’a Giderken Pasaport Gerekli mi?

Kıbrıs’a gitmenin en güzel yanlarından biri sadece nüfus cüzdanınızı alıp gidebiliyor olmak. Ne pasaporta ne de vizeye ihtiyacınız yok. Tek yapmanız gereken nüfus cüzdanınızı yanınıza almanız ve çantanızı hazırlamanız.

Tabii İstanbul’dan havayolu kanalı ile gidiyorsanız pasaport kontrolden geçiyorsunuz. Peki o zaman ne oluyor? Size kimlik kartı büyüklüğünde bir form veriyorlar, dönene kadar bu kağıdı yanınızda bulundurmanız lazım.

Kıbrıs için Çıkış Formu
Kıbrıs için Çıkış Formu

Kıbrıs’a Seyahat Etmek için 10 Neden

Önce neden bugüne kadar Kıbrıs’ı hiç seyahat planlarıma almadığımı da söyleyeyim: önyargı! Evet, ne yazık ki öyle. Kıbrıs deyince aklıma beş yıldızlı oteller ve kumarhane geldiği ve benim de bunların hiçbirinde gözüm olmadığı için Kıbrıs’ı düşünmemiştim. Ama hata etmişim! Herkes hata yapar! Seyahat etmenin getirilerinden biri de önyargılarımızdan kurtulmak değil mi zaten.

kibris-plaj

Kıbrıs’a neden gidelim ki diyenler için;

  1. Kıbrıs bir ada, dolayısıyla neredeyse her adanın olduğu gibi güzel bir doğası var, havadar.
  2. E ada dedik tabii ki güzelim plajları var, sıcaktan bunaldınız mı hooop plaja!
  3. Akdeniz’in ortasında bir adadan bahsediyoruz. Zaman içinde pek çok farklı medeniyetin kültürün etkisi altında kalmış. Tarihi eserleri, camileri, manastırları, kiliseleri görülmeye değer.
  4. Doğallığını kaybetmemiş, şirin mi şirin şehirleri, köyleri, kasabaları var.
  5. Çok güzel yemekleri var, Akdeniz çanağındaki mutfakların sentezi diyebiliriz yemekler için. Ayrıca yemek fiyatlarının da çok uygun olduğunu söylemeden geçmeyeyim.
  6. İçki ucuz, ki beni bu beni mutlu ediyor.
  7. İnsanları rahat! Kimse durup dururken aksilik yapmıyor, biryerlere koşturmuyor. Tipik Akdeniz insanları rahat ve mutlulular.
  8. Her ne kadar benim ilgi alanımın dışında olsa da kumarhanelerin serbest olması kimileri için çekici olabilir.
  9. Kıbrıs halkının acılı bir geçmişi var, bu geçmişin izlerini takip etmek tarihten ders almak için biçilmez kaftan.
  10. Dünyada kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmış başkente sahip tek şehri yani Lefkoşa’yı görebilirsiniz.

Ben bu nedenleri gitmeden önce bilmiyordum, açıkça itiraf edeyim.

Kuzey Kıbrıs’ta Seyahat Etmek

Kıbrıs adasında görülecek belli başlar yerlerin hepsi ayrı şehirlerde. Dolayısıyla eğer bizim gibi hafta sonu kültür turu yapmak için gidiyorsanız, bir araç kiralamak en iyi seçenek. Ayrıca farklı ve ıssız plajlara gitmek için toplu taşıma yetersiz kalıyor bu nedenle Kıbrıs araç kiralama için son derece uygun bir yer.

Sadece dikkat etmeniz gereken trafik bizim gibi sağdan değil soldan akıyor. Kıbrıs’ta araç kiralamak isterseniz aracın direksiyonunun ne tarafta olacağını da sormanız iyi olur. Hem sağda hem solda direksiyonu olan araçlara denk geldim çünkü. Pasific Rent-A-Car firması araba kiralayabileceğiniz firmalar arasında iyi bir alternatif.

Kıbrıs’ta Haftasonu Rotamız

Biz Kıbrıs’ta nereleri gezdik diye bakacak olursak;

Kuzey Kıbrıs’taki havaalanı Lefkoşa’da dolayısıyla oraya indik. İner inmez arkadaşımız bizi havaalanından aldı ve Gazi Mağusa’ya çevirdik direksiyonu. Gazi Mağusa tam bir öğrenci şehri ayrıca bir liman şehri olduğu için de tarihten çok fazla ize sahip. Lala Mustafa Paşa Camii ki aslında gotik bir kilise imiş zamanında, Venedik Sarayı, Othello Kulesi, Namık Kemal’in bir dönem yattığı hapishane ve müzesi, Sinan Paşa Camii, Mağusa çarşısı derken günü yarıladık.

Yolumuzu biraz güneye döndürüp St. Barnabas Ikın and Arkeoloji Müzesi’ne uğradıktan sonra bu kez kuzeye ilerledik ve Kantara Kalesi’ne çıktık. Kantara Kalesinin güzelliği adanın tepesinden hem güney hem de kuzey denizini görebiliyor olmak.

İlk günün sonunda, kocaman bir U çizip kalacağımız yer de olan Girne’ye vardık. Otelimizde biraz soluklandıktan sonra akşam yemeği için The Meyhane isimli restorana gittik. Hazır menülerden seçerseniz muhteşem ve zengin bir ziyafet sizi bekliyor olacak haberiniz olsun.

İkinci güne yine erkenden başlayıp önce Girne Kalesi’ni altını üstüne getirdik. Kalenin içinde pek çok müze var, hepsine kafanızı sokmayı unutmayın. Girne sahilde oturup soluklanmak için de çok keyifli bir limana sahip aklınızda olsun. Limandaki restoranların fiyatları da gayet uygun.

Bellapais Manastırı ise Girne’de gitmek için vaktimizin kalmadığı ama mutlaka görülmesi gereken noktalardan biri.

Girne’den sonraki durağımız Lefkoşa oldu. Lefkoşa’da surlar, Büyük Han, Selimiye Camii, Bedesten gibi tarihi durakların yanı sıra, Kuzey ve Güney Kıbrıs’ı birbirine bağlayan sınır kapısı görülmeye değer yerler. Şehrin yarısının Kuzey Kıbrıs, diğer yarısının Güney Kıbrıs olması çok ilginç bir manzara gerçekten.

Kıbrıs’taki haftasonu rotamızı aşağıdaki haritada görebilirsiniz:

 

Kıbrıs Gezimizin Videosu

Kıbrıs gezimizin videosuna da mutlaka göz atın

Atina’yı ve Selanik’i Keşfetmek İsteyenlere Rüya Gibi Yunanistan Turları

Yurt dışında tatil yapmayı sevenlerin sayısı oldukça fazla. Yılın her mevsimi birbirinden güzel şehirleri ziyaret edip keşfetmek ve keyifli bir tatil geçirmek isteyenler için düzenlenen birçok yurt dışı turu bulunuyor.

Yunanistan Turları

Yurt dışı turları arasında yer alan ve oldukça tercih edilen ülkelerden biri de Yunanistan. Yaz tatili kadar, sonbahar ve kış aylarında tatil yapmayı sevenler için düzenlenen Yunanistan turları oldukça cazip. Tarihiyle, deniz ürünleriyle, farklı ve keyifli gece hayatıyla gidenlerin tekrar gitmek isteyeceği Yunanistan, sizin de tatil tercihleriniz arasında yer alabilir.

Yunanistan’ı görmek ve gezmek isteyenler için Benkactim.com’da birbirinden güzel turlar mevcut. Bu turlardan en yakın tarihli olanı 18-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan Selanik-Kavala-Kalambaka turu. Her şey dahil olarak hazırlanan bir konsepte sahip olan bu turda en güzel mekanlarda seçilmiş en zengin yemekler eşliğinde eğlencelerle zamanı dolu dolu geçirebilirsiniz. Tur sırasında tarihi ve doğal güzellikleri de keşfederek huzurlu ve keyifli bir tatil geçirebilirsiniz.

İlk güne Selanik ile başlanacak olan bu turda, Selanik Kalesi, Atatürk Evi, Beyaz Kule, Fuar Meydanı, Kordon, Osmanlı ve Bizans eserleri, Yunanistan’ın en büyük Katedrali olan Aya Dimitros Katedrali, Büyük İskender Heykeli görülecek yerler arasında yer alıyor. 2. gün “Tarihi Manastırlar” bölgesi “Kalambaka”ya gidecek, geçireceğiniz keyifli bir günün ardından akşam Yunan mezelerinin tadına bakıp, doyasıya eğleneceğimiz taverna Sirtaki gecesine katılacaksınız. 3. gün ise, Kavala’yı keşfedeceksiniz ve Kavala Kalesi, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın evi, günümüzde otel olarak kullanılan imaret,  su kemeri ve kale içindeki eski şehir görebileceğiniz yerler arasında yer alacak.

benkactim

Benkactim.com’un düzenlediği bir diğer Yunanistan turu ise, 1- 4 Aralık Atina/Selanik Turu. Kasım ayındaki tura katılamayanlar için bu tur da oldukça cazip. Her şey dahil olarak hazırlanan konseptte ilk gün Atina yer alıyor. Acropolis Parthenon ve müze gezisi sonrası, sırası ile Syntagma meydanı (anayasa), Parlemento, Antik akademi, Antik Kütüphane, Güzel Sanatlar Üniversitesi, Arkeoloji müzesi, Omonia Meydanı ve son olarak Monastraki meydanı gezeceğiniz yerler arasında olacak. Yunanistan’ın ilk üniversitesini ve Antic Agora’yı da görebileceksiniz.

İkinci gün Atina’ya veda ederek, Yunanistan’ın en ilginç coğrafyalarından birisi olan Tarihi Manastırlar bölgesi Kalambaka’ya geçeceksiniz. Meteora ismi ile anılan bölge aynı zamanda 1998’den beri UNESCO’nun dünya mirası listesinde yer alıyor. 4-5 saat sürecek meteora gezisinin içinde öğle yemeğiniz de olacak. Sonrasında ise yolculuğunuz Yanya’ya doğru devam edecek.

Üçüncü gün Kastoria’ya doğru yola çıkacak, burada göl kenarında kahve keyfi yapabileceksiniz ve öğle yemeği için Edessa’ya doğru yola çıkacaksınız.

Dördüncü gün ise Selanik sizi bekliyor. Selanik’in görülecek yerleri için serbest zamanınız olacak. Selanik Kalesi, Atatürk Evi, Beyaz Kule, Fuar Meydanı, Kordon, Osmanlı ve Bizans eserleri, Yunanistan’ın en büyük Katedrali olan Aya Dimitros Katedrali, Büyük İskender Heykeli görülecek yerler arasında.

Benkactim.com’un 9-11 Aralık Selanik-Kavala-Kalambaka Turu ve 16-20 Şubat 2017 Yunanistan Turu-Patras Karnavalı da ilginizi çekebilir. Yunanistan turları hakkında daha detaylı bilgi almak için http://www.benkactim.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

 

 

Vietnam Kahvesi Nasıl Yapılır?

Vietnam dünyanın 2. büyük kahve üreticisi. Hal böyle olunca ülkede ciddi de bir kahve tüketimi var. ☕️ Kahveyi bizim bildiğimiz yöntemlerden farklı olarak Vietnam usülü demliyorlar. Biz Vietnam kahvelerini çok sevince kahve aparatından ve Vietnam kahvesinden alıp eve de getirdik. İlk Vietnam kahvesi hazırlığımızı sizinle de paylaşayım istedim. Adım adım nasıl hazırlandığı fotoğrafların altından takip edebilirsiniz:

Vietnam Kahvesi Hazırlamak için Gerekli Malzemeler

Vietnam kahvesi için malzeme listesi kolay ama kahve potunu Vietnam dışında bulabilir misiniz emin değilim.

  • Boş bir kahve fincanı
  • Vietnam kahvesi potu
  • Sıcak su
  • Vietnam kahvesi (herhangi bir metal filtreye uygun çekilmiş kahve de olabilir)

Kahve potunun altında filtresi üstünde ise kahveyi sıkıştırma parçası ve en üstte de kahve soğumasın diye bir kapağı var.

vietnam-kahvesi-1

Vietnam Kahvesi Hazırlanışı

Vietnam kahvesi hazırlamak için kahve potunu fincanımızın üstüne koyuyoruz.

vietnam-kahvesi-2

4 şeker kaşığı kahveyi aparata koyuyor ve düzgünce yayıyoruz. 

vietnam-kahvesi-3

Kahveyi koyup düzgün şekilde aparatın tabanına yaydıktan sonra sıkıştırma aparatını üstüne kapatıyor ve hafifçe kahvemizi sıkıştırıyoruz.

vietnam-kahvesi-4

Kahveyi yapmak için toplam kullanacağımız sıcak su bir su bardağının 1/3ü kadar. Suyun 100 derece sıcaklıkta olması iyidir. Suyun tamamını koymuyoruz, önce toplam suyun 1/4ünü döküp kahvenin biraz şişmesini bekliyoruz.

vietnam-kahvesi-5

5-10 saniye kadar bekledikten sonra suyun geri kalanını koyup kapağını kapatıyoruz ve 2 dakika beklemeye bırakıyoruz.

vietnam-kahvesi-6

2 dakikanın sonunda kahvemiz hazır. Ancak oldukça yoğun bir kahve bu. İsterseniz üstüne sıcak su ya da süt ekleyebilirsiniz.

vietnam-kahvesi-7

Vietnam’da kahveyi sütlü isterseniz “condensed milk” ile yapılıyor, yani suyu alınmış ve şeker eklenmiş süt. Bu yüzden kahveyi şekersiz bile isteseniz eğer sütlü isterseniz kesin şekerli geliyor. Benim gibi kahvenizi şekersiz içiyorsanız, “fresh milk” ile isteyebilir ya da sütsüz tercih edebilirsiniz. Aksi halde kesin şekerli olacak.

Afiyet olsun 🙂

 

İhtişamın ve Müziğin Başkenti Viyana

Soğuk bir kış günü, sabah erken vakit, sokaklar bomboş iken tanışmıştık Viyana ile… Şubat sabahında bomboş sokaklarında otele doğru ilerlerken görkemli binaları ve düzenli sokakları ile “sanki elle çizilmiş gibi” diye düşünmüştüm. Nitekim gerçek birer mimari ve sanat harikası olan binaları ile bu duygumun ne kadar gerçek olduğunu farketmem uzun sürmedi. Öyle ki, koruma altında çoktan alınmış bile. “Ring” denen Viyana’nın iç kenti, UNESCO’nun dünya kültür mirasının içinde yer alıyor.

Viyana’nın eski şehir bölgesini gezmek oldukça kolay. Ring içinde kalan bölümü 1 ve 2 numaralı tramvaylarla arada indi bindi yaparak ya da yürüyerek dolaşmanız mümkün. Ben yürüyerek gezmeyi sevenlerden olduğumdan tercihim tabii ki bu oldu. Büyük bir daire çizerek bu büyülü şehri adım adım dolaştım.

Viyana’nın meşhur kahvelerinin tadına bakıp, çikolata ve pastalarını izleyerek ve tabii ki tadına bakarak gezinizi renklendirmeniz elbette mümkün. Viyana kafeleri ile ünlü olsa da sabah erken saatlerde kahvaltı yapmak ya da bir kahve içmek için sadece Starbucks’ların açık olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Hayat biraz geç başlayıp erken bitiyor gibi bu şehirde.

Viyana’ya kış aylarında gitmenin en güzel kısmı meydanlara kurulmuş devasa buz pistleri. Çoluk, çocuk, genç, yaşlı bütün Viyana buz üstünde rengarenk bir tablo oluşturarak kayıyorlar. Yerel halk kendi malzemeleri ile gelse de buz pateni denemek isteyenler için malzeme de kiralama seçeneği de var. Viyana’da buzda paten kaymak bir aile aktivitesi.

Şehir öyle sanatla dolu, öyle şiirsel ki. Bütün reklam panoları, görebileceğiniz her yerde bir konser ya da sanat etkinliğinin afişini görüyorsunuz. Gezdiğim şehirler içinde en fazla sanatla iç içe olanı Viyana oldu.

Geniş park alanları, geniş yolları ile içinizi ferahlatan bir sanat şehri Viyana. Acele gelmemiş, sıkıştırılmamış bir şehir…

Viyana Gezilecek Yerler

Viyana Avusturya hanedanının gücünü sergilemek için özel olarak tasarlanmış. Bu nedenle şehrin içindeki binaların hepsi ihtişamlı ve çok güzel. Viyana’da gezmeniz gereken yerler;

  • Aziz Stephenos Katedrali: Şehir merkezinde yer alan katedralin kulesine çıkarak tüm Viyana’yı izlemeniz mümkün.
  • İmparatorluk Sarayı (Hofburg Sarayı)
  • Schönbrunn Sarayı: Merkezin dışında ama tramvayla ulaşılabiliyor. Uzun zaman ayırıp bahçesiyle birlikte mutlaka görülmeli
  • Belvedere Sarayı: Ekspresyonist ressamların küçük bir koleksiyonunu da içeren sarayın terasından Viyana’nın panaromik manzarası izlenebilir. Gün batımı için iyi bir tercih olabilir.
  • Ulusal Tiyatro: Gitmişken Viyana’da bir opera gösterisi izlemek için kendinize vakit ayırlamalısınız. Gitmeden önce internetten de bilet alabilirsiniz.
  • Mozart’ın Evi
  • Rathausplatz (Belediye binasi ve meydanı)
  • Devlet Operası: Rehberli turlarla içeriyi gezmek mümkün, muhteşem bir mimari örneği.
  • Kartnerstrasse: İstiklal Caddesi gibi hareketli, Viyana’nın en şık mağazaları da bu cadde üzerindedir.
  • Graben: Mağaza ve kafelerin bulunduğu meşhur cadde. Viyana gezilecek yerler arasına ekleyin.
  • Ulusal Kütüphane
  • İspanyol Binicilik Okulu: Gösterileri ya da eğitimleri izlemeniz mümkün.
  • Bunlar dışında Güzel Sanatlar Müzesi, Arkeoloji Müzesi gibi görebileceğiniz pek çok müze yine Ring çevresinde görülebilir.
  • Karlsplatz: Bu bölgede kilise, müze gibi görmekten zevk alacağınız yapılar var.
  • Grinzing: Şarap evlerinin bulunduğu bölge, kışın çok sakin oluyor ama yaz dönemi hareketli bir bölge. Kış da olsa ziyaret edilmeli.
  • Prater: Viyana’yı yüksekten izlemek isteyenler için dev bir dönmedolap. Ayrıca girişinde Viyana tarihini anlatan küçük bir de müzesi var.

Viyana’da Ne Yenir

Viyana sanatla olduğu kadar yemekleri ile de meşhur.
Viyana’ya gitmişken mutlaka tadına bakmanız gerekenler:

  • Tabii ki Viyana Kahveleri
  • Viyana usulü Schnitzel ve yanında patates salatası
  • Viyana Sosisi
  • Viyana Şarabı, özellikle beyaz şarabı ünlüdür

Viyana’ya kahvenin Viyana kuşatması zamanında Türkler tarafından götürüldüğü söyleniyor. Türk kahvesinden yola çıkarak bugün kendi kahvelerini meşhur etmişler. Tıpkı Hollanda’nın laleleri gibi…

Viyana’ya Ne Zaman Gidilir

Viyana kışın, karlar altında şehri hareketlendiren buz pistleri ile son derece keyifli idi. Ancak Viyana’yı bir kez baharda bütün o bahçeler yeşillenip çiçek açtığında, bir kez de bağbozumu zamanı görmeyi çok istiyorum.

Avrupa sevdiğiniz gezi rotalarından ise, Viyana’yı çok beğeneceğinizi garanti ederim.
Sosis ve schnitzel yemeden, kahve ve şaraplarından tatmadan bu dünyadan gitmeyin 🙂

Viyana’ya Tur ile Gitmek İsterseniz

Setur’un Viyana turlarından birine katılabilirsiniz. Setur’un düzenlediği ekstra Viyana turları ile görülebilecek yerler;

  • Mayerling – Seegrotte (Viyana Ormanları Turu), Viyana’nın 20 km dışında yer alan Avrupa’nın en büyük yeraltı gölünü Seegrotte’yi, sonrasında ise tarihin seyrini değiştirip bir imparatorluğun sonunun başlangıcı olarak kabul edilen faciası ile meşhur Mayerling kasabasını ziyaret edilir. Daha sonra termal kükürtlü kaplıcaları ile meşhur Baden kasabası görüldükten sonra otele dönüş sonrası dinlenebilmek için için serbest zaman ayrılır.
  • Setur arzu edenlere Grinzing turu ile otantik bir tavernada bütün olarak pane edilmiş enfes schnitzelleri tatma, akordeon ve keman eşliğinde Viyana şarkılarını, yerel şaraplarını, saf elma yada üzüm sularını keşfetme imkanı sunmaktadır.
  • Salzburg ve göller bölgesi extra turu ile Salzach Nehri’nin ikiye böldügü, Arnavut kaldırımları, dar sokakları, seçkin meydanları ve göz alıcı mimarisi ile Salzburg şehrini ve göller bölgesini keşfetme imkanı Setur’un ekstra turları içerisinde yer almaktadır.

Vietnam Vizesi Almak Gerçekten Zor mu?

Vietnam konusundaki en büyük soru işaretlerinden biri Vietnam vizesi. Normalde kapıda vize veren Vietnam’ın Türklere sorun çıkardığında dair bloglarda çok sayıda yazıya rastlayabilirsiniz. Biz de benzer endişeler içindeydik Vietnam’a gitmek üzere plan yaparken.

Vietnam Vizesi için Davet Mektubu Almak

Vietnam vizesi

Vietnam vizesini kapıda 25 usd ve bir fotoğraf karşılığında seyahat sürenizi kapsayacak şekilde tek girişli olarak alabiliyorsunuz ancak davetiyeniz olursa. Neden olduğunda dair pek çok spekülasyon olsa da net nedenini bilmediğimiz Türkiye Vatandaşlarına olan yaklaşım nedeniyle biz işimizi garantiye almak için Vietnam’da bir acenteden davetiye alma yöntemini tercih ettik.

Acente bilgileri:
image

Vietnam için Acenteden Davet Mektubu Alırken

Acente sizden pasaportunuzun fotoğraf olan sayfasının scan edilmiş halini, otel rezervasyonu ve uçak biletlerinizi e-posta olarak göndermenizi istiyor. Sonra da bir link gönderiyor, kredi kartınızla ödeme yapabiliyorsunuz. Kişi başı 60usd hizmet bedeli alıyor acente. Evet oldukça maliyetli ama ülkeye girerken sorun yaşamamak için katlanmanız gereken bir bedel.

Ödemenizi yaptıktan sonra 4-5 iş günü içinde mail ortalamında davet mektubunuz geliyor. Artık sıra kapıda vizeyi almaya geldi!

Vietnam’a Giriş, Kapıda Vize

Biz Vietnam’a Hanoi’den girdik. Dolayısıyla aşağıda okuyacağınız deneyim Hanoi havaalanından vize alınma sürecini anlatmaktadır.

Vietnam’a girişte herhangi bir yönlendirme tabelası yok, uçaktan indikten sonra Visa Application yazan yeri kolayca göreceksiniz. Gidip pasaportunuzu, 1 adet vesilalık fotoğrafınızı ve davet mektubunuzu veriyorsunuz ve beklemeye başlıyorsunuz. Sizin gibi bekleyen pek çok yabancı da olacak.

Visa başvurusu yaptığınız yerin hemen yanında bir TV ekranı var. Ekranda isminiz ve fotoğrafınızı gördüğünüzde gidip kişi başı 25usd ödeyerek vize basılmış olan pasaportunuzu alıyorsunuz.

Vee artık Vietnam’ı keşfe başlayabilirsiniz 🙂

Bu deneyimin bordo pasaportlar için geçerli olduğunun altını çizeyim.

Yeşil Pasaportlular için Vietnam’a Giriş

Birlikte seyahat ettiğimiz yeşil pasaportlu arkadaşlarımız kapıdan vizesiz olarak geçtiler ancak yeşil pasaport uygulamasında dair resmi bilgilendirmenin çıktılarını yanlarına almışlardı çünkü normal olarak Vietnam pasaport memurları bizim ülkedeki pasaport uygulamalarına hakim değiller. Olmalarını da beklememek gerek, pek yakın ilişkilerimizin olduğu bir ülke değil. Konuştuğumuz Vietnamlıların çoğu Türkiye’den gelen biriyle ilk kez karşılaşmış hatta bazıları ilk kez bu ülkenin adını duydu.

Vietnam Gezi Rotamız

Zaman su gibi aktı gitti ve aylar önce Vietnam’a gitmek için Qatar Havayollarının kampanyasından aldığımız biletlerin zamanı geldi. Vietnam Asya’da en çok görmek istediğim ülkelerden biriydi, bu nedenle bu seyahat beni çok heyecanlandırıyor. Ama süremiz sadece bir hafta bu nedenle görmek istediğim pek çok yeri listemizden çıkarmak zorunda kaldık 🙁

Seyahatimizi 3 kişi yapıyoruz; ben, erkek arkadaşım Özgür ve en yakın arkadaşım Aydan. Rotamıza hep birlikte oturup karar verdik.

9 Günlük Vietnam Gezi Planımız

fotoğraf alıntıdır
  • Yolculuğumuz Cuma günü İstanbul’dan başlıyor
  • 1. GÜN: Cumartesi  günü öğleden sonra 2 aktarma ile Hanoi’ye ulaşmış olacağız. Uçuş rotamız şöyle olacak: İstanbul > Doha > Bangkok > Hanoi. Hanoi’de sadece bu akşamımız olacak. Burada vakit kaybetmek istemedik. Vakti olanlar buradan pirinç teraslarıyla ünlü Sapa tarafına gidebilirler.
  • 2. GÜN: Pazar günü Hanoi’den Halong Bay’e 1 gece konaklamalı tekne turu içi ayrılıyoruz. Pazar günümüz Unesco korumasındaki Halong Bay’de geçecek.
  • 3. GÜN: Pazartesi günü öğleye kadar Halong Bay turu devam ediyor. Öğleden sonra Hanoi’ye dönüp (Halong-Hanoi arası 4 saat civarı) akşam gece yataklı otobüs ile Hue’ya geçeceğiz.
  • 4. GÜN: Salı sabahı Hue’dayız. Bütün günümüz var buraları gezmek için.
  • 5. GÜN: Çarşamba öğlen saatlerinde Hoi An’a geçeceğiz. Gece Hoi An’dayız.
  • 6. GÜN: Perşembe günü öğleden sonda Danang Havaalınından  Ho Chi Ming’e uçuşumuz öğleden sonra. Hoi An-Danang arası 1 saat gibi bir mesafe.
  • 7. GÜN: Cuma günü Mekong Deltası’nı gezmeyi planlıyoruz. Ho Chi Ming’deb günü birlik turlarla.
  • 8. GÜN: Cumartesi sabah Vietnam savaşının izlerini taşıyan Chi Chu Tünellerini göreceğiz. Öğleden sonra ise yeniden geri dönüş yolculuğu başlıyor.
  • 9. GÜN: Pazar günü Ho Chi Ming > Bangkok > Doha > İstanbul rotamızı tamamlamış ve evimize dönmüş olacağız.

Vietnam’da görülecek çok fazla yer var ama dediğim gibi 1 haftaya sığdırabilmek için rotamızdan pek çok şeyi çıkardık. 20 gün Vietnam’ı gezmek için ideal olur gibi.

Norveç Hakkında Bilmeniz Gereken 6 Gerçek

Norveç pek çok kişinin hayallerini süsleyen cennet gibi ülke! Hayalleri süsler ama ceplere de büyük zarar verdiği için bir türlü seyahat planlarının içine giremez… Buraya gidiyorsan ya zenginsindir ya da son günlerini huzurla yaşamak için cebindeki son parayı buraya harcamışsındır 🙂

trolltunga-cikisi

Halbuki Norveç’e uygun fiyata seyahat etmek de mümkün. 3 Günlük Norveç Seyahati Kaça Mal Oldu yazımı okuyabilirsiniz.

Şaka bir yana bu cennetiyle ilgili izlenimlerimi kısa kısa toparlayayım istedim:

hardenger-fiyorduNorveç turistik bir yer değildir

Norveç yukarıda dalgasını geçtiğim nedenlerden ötürü çok turist popülasyonu olan bir ülke değil. Avrupalılar için bile pahalı bir gezi rotası, o yüzden her yerde vıcık vıcık turist görmüyorsunuz. Buna rağmen bolca çekik gözlü turistle karşılaşmak mümkün, onlar her yerde 🙂

Norveçli sportmendir

Norveçli ne yer ne içer çok bilmiyorum, bana ucuza gelsin diye konserve, sandviç ve şarap götürdüm giderken ama onların çok yemedikleri kesin 🙂 Çok sportmenler, öyle dombili birilerini görmeniz çok zor. Ülke açık hava spor salonu gibi, öyle şıkır şıkır gezen pek insan yok. Herkes outdoor kıyafetleri ile dolaşıyor. Pazar  gezmesine gider gibi Trolltunga’ya 7-8 yaşındaki çocuğuyla çıkan var. Bir de benim gibi çıkamayanlar 🙂

Norveçli uzundur

Güneşe ulaşma çabası mıdır, spordan mıdır, suyundan mıdır bilmiyorum ama kadını da erkeği de uzun. Uzun ve güzel diye de dip not düşmeden edemeyeceğim, insan bakmaya doyamıyor 🙂

Norveç için doğa herşeyin önünde gelir

Ülkenin sloganı “Powered by nature”, hakkını da veriyorlar. Hiçbir ülkede görmediğim kadar çok elektrikli ya da hybrid arabayı Norveç’te gördüm. Çevrenin temizliği konusunda birşey söylemeye zaten gerek yok. Fiyordlar, nehirler, dağlar, şelaleler hepsi tertemiz. Herşey doğa ile uyumlu…

Norveç sakin bir ülkedir

Ülkenin yüz ölçümü Türkiye kadar olmasına rağmen sadece 5 milyon insan yaşıyor, dolayısıyla kalabalık, gürültü, kaos yok. Pahalılık yüzünden çok göç de almıyor, hal böyle olunca mutlu mesut yaşayıp gidiyorlar. Karayolları bile tek gidiş-tek dönüş, duble yol oraya uğramamış.

Norveç zengin bir ülkedir

Norveç’teki refah seviyesinin bu kadar yüksek olmasının nedeni kuzeydeki petrol kaynakları ve balıkçılık. Balıkçılık dediysem, dünyaya sushiyi Norveçliler öğretmiş. Norveç Somon’unun namı almış yürümüş. Balıkçı teknesi dedikleri şeyler devasa gemiler…

hardenger-evi

Basit Frappe Tarifi | Soğuk Kahve Tarifi

Bugüne kadar hiç yiyecek tarifi yazmamıştım blogda! Ama Yunanistan’da içip bayıldığımız sonra da evde kendimize yapmaya başladığımız Frappe’yi sosyal medya hesaplarımdan paylaşınca herkes tarif istedi. Madem öyle ben de basit frappe tarifini yazayım dedim.

Yapması gerçekten çok kolay ve evde bulunan malzemeler yeterli.

Basit Frappe Tarifi için Gerekli Malzemeler

Basit frappemiz için gerekli malzemeler de basit 🙂

  • 1 tatlı kaşığı eriyebilir kahve (nescafe türevleri…)
  • Soğuk su
  • Buz
  • Soğuk süt
  • Tercihen toz şeker
  • Bir de küçük kavanoz

Basit Frappe Yapımı | Soğuk Kahve Yapımı

basit-frappe-tarifi

Öncelikle 1 tatlı kaşığı eriyebilir kahveyi ve bir shot bardağından biraz daha az miktara karşılık gelecek olan soğuk suyu küçük boy bir kavanoza koyup 30 saniye boyunca çalkalıyoruz. Eğer çayı kahveyi şekerli içiyorsanız, istediğiniz kadar toz şekeri de çalkalamadan önce kavanoza koyun mutlaka. Bence şekersiz için, yine de siz bilirsiniz.

Köpürmüş kahveniz 30 sn sonra aslında hazır. Büyükçe bir su bardağına istediğiniz kadar buz ekleyip köpürmüş kahvenizi üstüne ekleyin. Espresso sevenler için aslında bu haliyle bile içilebilir. Ama bu oldukça sert bir kahve oldu. Eğer evde espresso makinanız varsa 1 shot espresso da aynı işi görecektir.

Buradan sonrası biraz keyfinize kalmış, üstüne 1-2 shot soğuk su, 1-2 shot soğuk süt ekleyerek en sevdiğiniz kıvamı kendiniz bulabilirsiniz. Ben bol sütlü seviyorum. Yunanistan’da sipariş alırken sütlü mü sütsüz mü istersiniz diye soruyorlar. Sütsüz biraz daha sert oluyor.

Soğuk kahveniz servise hazır!

Eğer kahvenize biraz eğlence katmak isterseniz evde bulunan malzemelere göre;

  • çikolata sosu,
  • dondurma,
  • baileys
  • amarula ya da sevdiğiniz içkilerden ekleme yapabilirsiniz.

Haydi size afiyet olsun 🙂

 

Pasaport Yenileme için Gerekli Evraklar ve Pasaport Yenileme İşlemleri

Her güzel şeyin bir sonu var. Benim de pasaportumun süresi Şubat 2017’de doluyor. Vietnam’a girerken 6 aydan ucu ucuna az süre kalacağı için mecburen pasaport yenileme  yapmam gerekti.

Eğer ilk kez pasaport alacaksanız Pasaport Başvurusu Nasıl Yapılır yazımı okuyabilirsiniz.

Pasaport Yenileme İşlemleri

pasaport-yenileme

Pek çok ülke eğer pasaport sürenizin dolmasına 6 aydan az varsa ülke girişinde sorun çıkabilir, seyahatleriniz öncesinde mutlaka gideceğiniz ülkenin konsolosluğundan kontrol etmenizde fayda var. Eğer pasaportununuzun bitmesine 6 aydan az kaldı ise mutlaka pasaportunuzu yenilemeniz lazım.

Pasaport Yenileme Randevusu Alma

Pasaport yenileme işlemi son derece basit bir işlem aslında. Pasaportunuzu yenilemek için öncelikle Emniyet Müdürlüğünden randevu almanız gerekiyor. Randevu alma işlemini sadece  E-pasaport sitesinden yapabiliyorsunuz.

Randevuyu istediğiniz herhangi bir Emniyet Müdürlüğünden alabilirsiniz. Size en yakın olan ya da randevu saatleri size en uygun olan gibi.

Aşağıdaki şekilde tablodan seçim yaparak randevunuzu alabiliyorsunuz. Siteden randevu talebinizi gönderdikten sonra e-posta adresinize bir onay mesajı gelecek, o mesajdaki bağlantıyı kullanarak mutlaka randevunuzu onaylamanız gerekiyor.

pasaport-yenileme-randevu

İnternetten randevunuzu aldıysanız ikinci aşamaya geçebiliriz.

Pasaport Yenilemesi için Gerekli Belgeler

Pasaport yenileme için gerekli belgeleri sırasıyla sayacak olursak;

  • Eski pasaport/larınız,
  • nüfus cüzdanınız,
  • biyometrik olarak çekilmiş 2 adet vesikalık fotoğraf
  • kaç yıllık pasaport almak istiyorsanız onun ödendiğine dair harç ve defter bedellerinin “tahsil edilmiştir” kaşeli dekontları (neredeyse bütün bankalardan ödeme yapabiliyorsunuz)
  • daha önce parmak izi vermediyseniz parmak izi (emniyette parmak izinizi verebilirsiniz)

Görüldüğü üzere pasaportunuzu yenilemek için çok fazla belgeye ihtiyaç yok.

Pasaport Yenileme Ücreti

İşte en sıkıntılı kısım burası 🙁 Dünyanın en pahalı pasaportlarını bizim kullandığımızı biliyor muydunuz? Aşağıdaki tabloda 2016 yılı için geçerli pasaport harç bedeli ve defter bedellerini görebilirsiniz. Rakamların her yıl değiştiğini hatırlatmak isterim.

  Harç Bedeli Defter Bedeli Toplam
6 AY 111,7  TL 87,5  TL 199,2   TL
1 YIL 163,3  TL 87,5  TL 250,8   TL
2 YIL 266,4  TL 87,5  TL 353,9   TL
3 YIL 378,3  TL 87,5  TL 465,8   TL
4 – 10 YIL 533,1  TL 87,5  TL 620,6   TL

Pasaport Yenileme Kaç Gün Sürer?

Pasaportu aldığım Emniyet Müdürlüğü’ndeki görevli pasaport yenileme süresinin 1 hafta olduğunu söyledi. Ancak arkadaşlarım 3-5 iş günü içinde pasaportun adresinize geldiğini söylüyor. Yaz başı gibi yoğun dönemlerde süreler uzayabilir, dikkat etmekte fayda var?

 

Yüzde Yüz Yerli Pamukkale Şarapları ile Yılın İlk Bağbozumu

Hafta sonu yüzdeyüz yerli şarap üreticisi olan Pamukkale Şarapları‘nın davetlisi olarak Denizli’nin Güney ilçesine yılın ilk bağbozumu için davetliydim. Gezi bloggerları, şarap tadıcıları, gurmelerden oluşan 20 kişilik bir grup ile Pamukkale Şarapları’nın sahibi olan Tokat Ailesi’nin misafiri olduk. Muhteşem ev sahiplikleri için kendilerine tekrar teşekkür ederim.

Siz de benim gibi şarapseverseniz bence okumaya devam edin >>

bag-bozumu

Anavatanı Orta Anadolu olan şarap yüzyıllardır ülkemizin topraklarında üretiliyor ve tüketiliyor. İlk üreticilerinin Hititler olduğu söyleniyor. Hala ülkemizde pek çok bölgede üzümlük şarap üretiliyor, yerli şarap imalatçıları yerli şaraplarımızı üretmek için emek veriyor.

Pamukkale Şarapları

Pamukkale Şarapları’nın varlığından birkaç yıl (daha da fazla olabilir) arkadaşımın “Carrefour’dan bir şarap aldım 10TL’ye tadı da acayip güzel, tam sofra şarabı. Kesin denemen lazım” demesi ile haberdar oldum desem yalan olmaz. Bahsi geçen şarap Pamukkale Şarapları’nın Sava markalı ürünü idi. O günden sonra ne zaman Carrefour’dan alışveriş yapsam çantama bir Sava atmaya başladım.

pamukkale-saraplari-info

Neyse konumuza yani Pamukkale Şarapları’na geri dönelim.

Pamukkale Şarapları, Denizli’nin Güney ilçesinde bir aile işletmesi olarak 1962’de kurulmuş. Tokat Ailesi’nin en büyük kardeşi olan Fevzi Tokat memleketindeki şarap potansiyelini değerlendirmek için 100.000 litre üretim yapacak şekilde kurmuş aile şirketini. Şaraplık üzüm yetiştirmek için Türkiye’deki en uygun bölgelerden biri olan Güney bölgesi, şarapları ile ünlü Napa Vadisi ile benzer özellikleri taşıması ile de dikkat çekiyor.

Başlangıçta pek çok küçük şarap üreticisi gibi fıçılarla satış yapan aile, kardeşlerden Yasin Tokat’ın  Ziraat Fakültesi Gıda ve Fermantasyon Teknolojisi Bölümünü bitirerek, şirketin üretim sorumluluğunu alması ile işler değişmiş. Yasin Bey hala işin başında, çok hoşsohbet ve esprili biri olduğunu da söylemeden geçmek mümkün değil. Şarapla uğraşan insanların ortak noktası da bu olsa gerek… Tıpkı Tokat Ailesinin diğer üyeleri gibi…

 

Bugün 5 milyon litre üretimi ile Türkiye’nin önemli üreticileri arasında bulunan Pamukkale şarapçılık, bölgeye yabancı üzümlerin getirilmesi, Güney ilçesinde üzümcülüğün gelişmesi için de çok çaba harcıyorlar. Sadece yurt içi pazara değil, yurtdışına da üretim yapan ailenin yine Avrupa’da kazandıkları pek çok ödül de var. Benim en sevdiğim vizyonlarından biri ise, kaliteli şarabı Türk halkına uygun fiyata sunma stratejileri.

Türkiye’nin farklı şehirlerinde kimi zaman bir kişinin kimi zaman bir ailenin o şehrin kaderini değiştirdiğine şahit olmuştum (bknz Ormana Köyü). Güney ilçesinin kaderini de Tokat Ailesi şarap üretim yatırımları ile değiştirmiş demek mümkün.

Yılın İlk Bağbozumu için Güney’e!

Bir kaç hafta önce Tokat Ailesi’nin satış ve pazarlamadan sorumlu üyesi Selda Tokat beni aradı; “Denizli’de bir bağbozumu organizasyonumuz var, katılır mısınız?” diye sordu. Konu şarap olunca davet tarihindeki organizasyonumu erteleyip bağbozumuna gitmek üzere Selda hanımla sözleştim.

Yılın ilk bağbozumu için Denizli’ye gitmek üzere sabah erkenden Atatürk Havalimanı’nda buluştuk. Bloggerlar ve Instagrammerlardan oluşan 20 kişilik ekibimiz ile yola çıktık. Önce doğru Pamukkale-Karahayıt’taki otelimize gidip Denizli yerel lezzetleriyle dolu kahvaltımızı yaptık. Aynı zamanda konaklayacağımız yer de olan Richmond Otelde kahvaltıdan sonra biraz dinlendikten sonra üzüm bağlarını görmek için Güney’e doğru yola çıktık.

Daha önce Denizli’ye çok kez gitmiştim ama yolun sapa olması ve Denizli merkezine uzak olması nedeniyle Güney Şelalesi’ni görememiştim. Güney’e giderken Güney Şelalesi’nde verdiğimiz çay molası benim için günün ilk sürprizi oldu. Yok yok, günün ilk sürprizi Denizli Çardak Havaalanı’ndan gelirken serviste içtiğimiz sabah şampanyası idi.

pamukkale-saraplari-yolda

Güney Kasabası, Denizli’nin kuzeyinde hatta Uşak sınırına çok yakın olmasına rağmen adı neden Güney bilmiyorum. Denizli merkeze yaklaşık 1 saatlik bir yolculukla Güney’e ulaşılıyor. Güney’e geldiğimizde tabii önce hemen üretim tesislerinin olduğu Pamukkale Şarapları’nın fabrikasına gittik.

Önce Yasin Tokat, sonra da şu an üretimden sorumlu olan üçüncü kuşaktan Fevzi Tokat bizlere hem fabrikanın tarihinden hem de tüm şarap üretim sürecinden uzun uzun bahsettiler. Şarap mahzeninde yaptığımız şarap tadımları ve hele o son fıçıdan içtiğimiz kırmızı şarap yok mu, Türkiye’de dünya kalitesinde işler yapılmasından dolayı insana gurur veriyor.

yasin-tokatfevzi-tokat

Fabrikayı gezdikten sonra sıra üzüm bağlarına geldi. Pamukkale Şaraplarında üretim “Şato” yöntemi ile yapılıyormuş, yani üzümler fabrikaya yakın bağlardan alınıyor ve bağdan toplanır toplanmaz fabrikaya gelip üretim sürecine giriyormuş. Bağdan soframıza yani 😉

Bağları gezme kısmı ayrıca keyifli idi, aklınıza gelebilecek neredeyse her tür üzüm Güney platosunda yetiştiriliyor. Türkiye’nin kaliteli şaraplık yerli üzüm çeşitleri (Kalecik Karası, Öküzgözü, Boğazkere, beyaz çeşitlerden Narince gibi) ve dünyaca ünlü yabancı üzüm çeşitleri (Cabernet Sauvignon, Shiraz, Merlot gibi siyahlar; Chardonnay, Sauvignon Blanc gibi beyaz çeşitler) bu bölgede yetiştiriliyor, pek çoğunun aşısını ya da kökünü ise Tokat Ailesi getirmiş buraya.

pamukkale-saraplari-baglari-2

Kendinizi Toskana Bölgesinde ya da Napa Vadisi’nde sanabilirsiniz buralarda dolaşırken. Halbuki ülkemizde en az o bölgeler kadar kaliteli şaraplık üzüm üretmek ve onları şaraba dönüştürmek mümkün. Tabii bunun için biraz da cesaret gerek, Fevzi beyde olanından…

pamukkale-saraplari-baglari

Akşamüstü ise bizi başka bir sürpriz bekliyordu. Tokat Ailesi’nin bağ evinde uzun bir ziyafet masası, bütün gece birbirinden güzel şarapların eşlik edeceği bir yemek. Bağ evinin terasını göz alabildiğine üzüm bağlarına bakarken güneşin batımını izlemek ve övgüye layık şarapların tadına bakmak gerçekten çok keyifliydi. Selda hanım bizi Güney’in akşam soğuna karşı uyarmıştı, hava epeyce esintiliydi ama hiçbirimiz bağ evini bırakıp otele dönmek istemiyorduk. Uyku tulumlarımızı alıp o terasta uyuyup uyanmanın tadını çıkarmayı gerçekten çok isterdim, kim bilir belki bir dahaki sefere… Bağlara ve şaraplara doyamadan geç vakit Güney’den ayrılıp otele döndüğümde yüzümde şapşal bir tebessümle uykuya daldım.

bag-evi

bag-evi-2

Pazar günümüz Denizli’deki tarihi ve turistik yerleri gezerek geçirdik. Önce Pamukkale, yani Hierapolis Antik Kenti ve travertenler daha sonra da son yıllarda kazıları hızlanan ve önemi anlaşılan Laodikya Antik Kenti’ni ziyaret ettik. Buraları Denizli için ayrı bir yazı hazırlayacağım için detaylandırmıyorum.

Pamukkale Şarapları ile harika bir hafta sonu geçirdik. Yedik, içtik, şaraplar hakkında bol bol bilgi aldık, Pamukkale’yi tekrar gördük, sıcacık bir aile işletmesinin bir ilçeye nasıl büyük bir katkı yaptığına şahit olduk, bol bol sohbet ettik. Bir hafta sonu seyahatinden daha ne istenebilirdi ki 😉

bag-evi-3

Güler yüzü ve ev sahipliği için başta Selda Tokat olmak üzere tüm Tokat ailesine, organizasyon için Taflan Kandemir’e ve keyifli bir etkinlik geçirmemizi sağlayan tüm katılımcılara sonsuz teşekkürler. 🌍🌎🌏

Etkinlikle ilgili bol bol fotoğraf görmek isterseniz instagramdan aşağıdaki etiketlere göz atabilirsiniz;
#pamukkalewines #pamukkaleharvest2016

 

Blog